23 Temmuz 2007 tarihinde Uluslararası Olimpiyat Komitesi'ne gönderdiğimiz mektubumuz:

Biz, Soçi Soykırım Toprakları Kampanyası Organizasyon Komitesi Üyeleri olarak, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin 2014 Kış Olimpiyat Oyunları için ev sahibi şehir olarak Soçi’yi seçme kararını şiddetle kınıyoruz.

Uluslararası Olimpiyat Komitesi kararını vermeden önce, Soçi’nin ev sahibi olarak seçilmesinin getireceği olası çevre felaketleri ve sosyo-politik sonuçları ile ilgili endişelerimiz hakkında Uluslararası Olimpiyat Komitesi’ni bilgilendirmek için gereken her çabayı gösterdik. Bu bağlamda, Uluslararası Olimpiyat Komitesi üyelerinden sorumlu davranmalarını ve sadece çevreye ve insan haklarına değil tüm Olimpiyat Hareketi’nin kamusal imajına telafisi mümkün olmayacak bir zarar verebilecek olan her türlü kararı geri çevirmelerini talep ettik.

Ne var ki;

Uluslararası Olimpiyat Komitesi bölgede yaşanabileceklere ilişkin bizim ve Çevre aktivistlerinin derin kaygılarını görmezden geldi. Oysa, Soçi yakınlarında pek çok spor organizasyonun düzenleneceği Krasnaya Polyana kayak alanı, UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan ve koruma altında bulunan Kuzey Kafkasya doğal yaşam alanlarının önemli bir parçasıdır.

Dahası, Uluslararası Olimpiyat Komitesi bu kararı alarak, Rusya Devlet Başkanı Putin’in demokrasiye bağlılığına ve Rusya’da ki insan hakları ihlallerine ilişkin ciddi eleştiriler ve sorulara rağmen, Putin’in emperyal saiklerine göre şekillendirdiği otokratik yönetim şekline de onay vermiş oldu. Soçi’yi olimpiyatlar için ev sahibi kent olarak seçen Uluslararası Olimpiyat Komitesi, büyük insan hakları ihlallerinin olduğu, çatışmaların devam ettiği ve sivil toplumun özgür iradesi üzerinde uzun bir süredir devlet baskısının hakim olduğu Kafkasya’daki kırılgan koşulların üstünü beton ile kapatmanın önünü açmış oldu. Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin bu kararı dolayısıyla Rusya’nın bölgede uyguladığı anti demokratik ve baskıcı hareketlerinin meşru bir zeminde uluslararası geçerlilik kazanması anlamına gelmektedir.

Tüm bunların yanı sıra, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin Soçi’yi ev sahibi olarak seçme kararının arkasındaki gerekçeyi anlamaya çalışırken, Olimpiyat oyunlarına ev sahipliği yapmak için seçilecek aday şehirlerden biri Auschwitz Birkenau olsaydı ne olurdu diye sormadan edemedik. 1.5 milyon insanın sistematik olarak aç bırakılarak ve işkenceye maruz bırakılarak öldürüldüğü Auschwitz Birkenau’yu olimpiyatlar için ev sahibi olarak seçmek vicdanlı ve kabul edilebilir bir karar olur muydu? Peki, 18-19.yy Rus-Kafkas savaşları sırasında Rusların Kafkasyalılara karşı uyguladığı vahşi politikanın bir sonucu olarak Kafkasyalılar için bir mezarlık haline gelmiş Soçi ve çevresinde olimpiyat oyunlarının yapılmasını kabul etmemiz nasıl beklenebilir? Soçi’nin yerel halkı Çerkes-Ubıh ulusunun neredeyse tamamı yok edilmiş ve bölgedeki Kafkasyalıların %90’dan fazlası ya öldürülmüş ya da anavatanları dışına sürgün edilmiştir.

Yukarıdaki nedenlerden dolayı;

Bu karar, ne kadar iyi niyetli ve barış amaçlı bile olsa, kabul edilebilir değildir.

Olimpiyat oyunları için ev sahibi şehri seçmek için karar alma süreci politik bir mücadeleye dönüşmüş ve Olimpiyat hareketinin ideallerinden uzaklaşmıştır.

Uluslararası Olimpiyat Komitesi verdiği bu kararla, dünya kültürel mirasını koruma ve insan haklarını savunma gibi evrensel değerleri ve aynı zamanda kendi amaç ve misyonlarını görmezden geldiğini göstererek Kafkasya’da gelecekte olabileceklerin sorumluluğunda açıkça bir pay üstlenmiştir.

Bir kez daha Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin kararını şiddetli bir şekilde kınadığımızın altını çiziyoruz. Katılımcı demokrasi, özgürlük ve insan haklarına bağlı bir şekilde barışçıl ve istikrarlı bir Kafkasya için sivil demokratik mücadelemizin devam edeceğini belirtmek isteriz.

SOÇİ SOYKIRIM TOPRAKLARI KAMPANYASI ORGANİZASYON KOMİTESİ ÜYELERİ

 


SOYKIRIM BÖLGESİ SOÇİ

Sayın Olimpiyat Komitesi Üyeleri

Kısa süre önce, 2014 Olimpiyatları Kış Oyunlarına aday Soçi şehrinin hazırlıklarını ve gerçekleştirme sözü verdiği planları yerinde izlediniz. Bu inceleme gezisi sırasında herhangi bir engelle karşılaşmadan serbestçe dolaşarak bölgenin doğal güzelliklerini gözlemleyebildiniz. Şanslısınız, çünkü Soçi'nin bulunduğu Kafkasya'da yaşayanların büyük çoğunluğu için aynı durum söz konusu değil. Bir yerden bir yere gitmek isteyen Kafkasyalı, gideceği yere kayıtlı değilse artık özel bir izin almak zorunda ve bunu elde etmesi 7 gün gerektirebiliyor! 

SSCB 1991'de çöktüğünde, oradan kopan bütün halklar belirli bir hareket özgürlüğüne kavuştular. Kafkasyalılar hariç. Ve rehinelik koşulları giderek daha da ağırlaşıyor. Ne yazık ki, Olimpiyat oyunlarının Soçi'de yapılma ihtimali de kendilerine azıcık soluk alabilecekleri bir parça temiz hava girişi ümidi vermiyor.  Böylesi bir olay bölgenin barışa kavuşması vaadi olabilirdi, olmalıydı da. Bölge sakinleri için dışarıya açılacak bir pencere vaadi olabilirdi. Ne yazık ki Olimpiyat oyunları ihtimali, tam tersine daha şimdiden bir çokları için bir karabasana dönüşmüş durumda, çünkü daha şimdiden güvenlik gerekçesiyle, gitgide daha katlanılamaz hale gelen bir baskı düzeni Kafkasya'nın üzerine çökmekte.

Hayır, burada sözünü ettiğimiz durum Soçi'den uzaklardaki Çeçenistan'da hala süren şiddet, korku ve kargaşa değil. Burada Soçi'nin çok yakınlarındaki yerlerden sözediyoruz. Dombay gibi, Arhız gibi örneğin, kış sporlarının ve dağ turizminin merkezi olan ''sakin'' yerlerden.

Bu görkemli tepelerin, yüksek yaylaların kısa süre önce oralardaki yerli halka yasaklandığını biliyor muydunuz?  Mavi dağ göllerine, yeşil çam ormanlarının temiz havasına artık sadece FSB'den özel izin koparabilen, bunun gerektirdiği sıkıntıları göze alabilen turistler ulaşacabilecekler. 

Kafkasyalılar ise dağlarının güzelliklerine uzaktan bakmakla yetinecekler.  19. yüzyılda kendilerini kuşatan ve dış dünyadan yalıtlayan Rus ablukası gibi,  bugünde dünya ile bağlantılarını engelleyen bir mengene içine sıkıştırılmak isteniyorlar.  

Dağ köylülerinin zaten güç olan ekonomik koşulları bu yeni baskı önlemleriyle iyice çökmüş durumda. 19. yüzyılda ataları da ezelden beri yaşadıkları dağlardan inmeye zorlanmış,  pek çoğu kıyıma uğramış, yokedilmiş ve kalanlar topraklarını temelli terkederek Türkiye'ye sürülmüştü.

O sürgünden kurtulup da anayurt topraklarında yaşamaya devam edenlerin torunları bugün yine dağlarını terketmeye zorlanıyor.  Olimpiyatlar için yeni kayak pistleri bu kendi yerli halkından temizlenen'' dağlarda mı açılacak?

Olimpiyat sporcuları, kanlı fetih savaşlarıyla yokedilen halkların kemikleri üzerinde mi kızak kayacaklar? Hayır, böyle bir şeyin mümkün olabileceğine inanmak istemiyoruz.  Olimpiyat ateşi koca bir halklar mezarlığı üzerinde parlayamaz.  Olimpiyat ruhu Soykırım ruhuyla bağdaşmaz.  Ve eminiz ki hiç bir olimpiyat sporcusu, olimpiyat oyunları perspektifinin bölge halkları için bir cehenneme dönüşmesine razı olmaz. Bu halkları daha şimdiden içine alan kıskaç, olimpiyatlar yaklaştıkça gevşemek yerine daha da sıkıştırılacaktır.      

Bu durumda Rus hükümeti karar vermelidir: ya Soçi ve civarı gerçekten ''wahabi terörist'' kaynayan, her an Beslan, Nalchik gibi kanlı olayların yaşanabileceği ve bunları önlemek için sürekli ''temizlik'' oprasyonlarının yapılması gereken tehlikeli  bir yerdir, ki bu durumda Olimpiyat sporcularını ve binlerce izleyiciyi böylesine tehlikeli bir yere çağırıp hedef haline getirmenin abesliği ortadadır,  ya da Kafkasya hiç bir etnik sorunun, çatışmanın, şiddetin yaşanmadığı sakin bir barış ve huzur bölgesidir, ki bu durumda da bütün bu baskının, temizlik operasyonlarının, hareket özgürlüğüne getirilen kısıtlamaların, yollarda halkı bezdiren kontrol noktalarının nedenini açıklamak gerekir.  Sayın Olimpiyat komitesi üyelerinin  bu iki soruyu Rus yetkililere soracağını ve kendilerinin de üzerinde düşüneceklerini, bu ikilemin ışığında bir değerlendirmeye gideceklerini umuyoruz. 

Spora politika karıştırılmasından yana değiliz, Olimpiyat oyunlarının da Rusya Federasyonu içindeki başka bir bölgede yapılmasına karşı çıkmıyoruz, ama Kafkasya'da olmamalı. Kaç yüzyıldır -ve bugün hala- kan ve ateşe boğulan bir Kafkasya'da değil!

DİLEKÇEYİ İMZALAMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ

iletisim@olympicgenocide.org